Yazdıklarım

Yaz/a/mama Sorunu? Ve Çözümleri

Merhaba okuyan yazan ve yazamama sorunu yaşayan ve halen de yaşıyor olan; 😉

Blog yazarlarının ya da yazmak isteyenlerin en büyük sorunu olan yazamama probleminden bahsetmek istiyorum. Yazmak bence insanın tatması gereken en güzel duygulardan biri. Bu yazıyı kaleme alırken bende yazamama sorunu çekiyordum. Yazmaya olan tarifsiz istek, taşkınlık ve içimdeki sığınamama hissi vardı aksine. Lakin yazamıyordum. Yalnızca hep okudum, okudum ve yine okudum. Sonra düşündüm. Yazma olayı ya da fiili yalnızca bir eylem değil, ruhu bu eylem için fokurdatmak olsa gerekti.

Yazmak isteyip bir cümle bile kuramayan, içindeki doluluğun bir iğne ucu aralığı bile bulsa dışarı fışkıracak kağıtları kalemleri yakacak insanlar çoktur eminim. Ve onlar hâlâ içimizdeler, yalnızca okuyup susar onlar. Nedense cesaret edemezler bir türlü. Bu yazımda birazcık bunun çözümleri ile ilgili kısa düşüncelerimi belirtmek istedim. Umarım faydalı olur.

Yazamıyorum? Ne Yapmalıyım !

Diyorsanız durun paniğe hiç gerek yok, her ne kadar iç doluluk oranınızı yakından ilgilendirse de yazmak imkansız ya da zor değil. Bir kaç kısa ipucu maddesi sıralamak istiyorum hemen şuraya;

  • Karar vermek ve başlamak;

Evet neyi yazacağımıza karar vermek. Sakın korkmayın, inanın bu her şey olabilir. Şiir, deneme, inceleyip dokuma araştırma, hatta saçma bile olabilir ama lütfen yazın. Yani ne hakkında istiyorsanız, yüreğinizin parmaklarınıza yahut da kaleminize verdiği ilhamı dinleyin ve başlayın.

  • Odaklanın bırakmayın bölünmeyin;

Odaklanmak ve inanarak ne olursa olsun yazmak çok önemli, genelde benimde yaptığım hatalardan biri de başlayıp bir iki cümle sonra ya da bir paragraf sonrasında kaydedip bırakmak. Sonrasında ise tekrar dönüp yazamamak. Bu o kadar önemli ki, eğer özel bir çalışma gerektirmiyorsa yazacağınız konu başlayıp ertelemeden, bölünmeden bitirmek çok önemli.

  • Çok fazla kaynak ve alıntı iyi olmayabilir;

Yazınızın tamamen sizden olması tıpkı sizin kendiniz olduğunuz gibi en önemli şeylerden biri. Özgün yazmak, kısa da olsa öz olması. İlk maddede dedim ya saçma bile olsa sizin mahreminizmiş gibi, kendinize bile merak uyandırıp okunmalı sevk etmeli bence. Çünkü okuyucuya en keyif veren içerikler alışılmışın dışına yazılanlardır. Kısaca okuru dağıtacak, okumaktan vazgeçirecek gerekenden fazla alıntı ve kaynak metin eklemeyin derim.

  • Kontrol ve düzenlemeyi sona bırakın;

Yazdığınız metnin teknik düzenlemelerini ve anlaşılabilirliğini düzenini en son okumanızda düzenlemenizde yarar var. Çünkü bunlarla uğraşmak sizi sıkabilir ve hatta vazgeçirebilir bile.

Kendimde fayda gördüğüm bu bir kaç ana temanın yazamama sorununuza olumlu bir etki göstereceğinden eminim. Çok fazla kasmadan rahatça yazın.

Keyifle okunası nice güzel yazılara,

Sevgim ve muhabbetimle,

“Aradığım her ne varsa, şafağı örülmemiş gecelerin suskun hecelerinde saklıdır yâr! Kovaladığım bayram şekeri tadındaki umutların arefesinde gidip geliyorum… Ve şimdi bütün rüyalarımda hasretin yüzü, yağmurlu camlarımda ise bütün efsunuyla yıldızların izi saklı…”

Yorumlar

  • Görkem CAN

    Öncelikle çok temiz ve güzel bir site.. Mizanpaj olarak çok başarılı tebrik ederim. Ara sıra bizim de başımıza geliyor. Böyle durumlarda bir süre bekleyip kendimizi nadasa almak en mantıklısı.. Bu işler zevk ve hobi işleri..

    • Muhammed Yasin

      Güzel dileklerin ve ziyaretin için çok teşekkür ederim. Fikrine katılmakla beraber, dinleyerek, dinlenerek devam etmek fayda sağlıyor. Kısa zamanda ziyaretine geleceğim. Muhabbetle,

  • Can

    Sosyal medyada paylaşım azaltılmadı. Güzel bir yazı yazabilecekken tüm enerji orada atılıyor ve yazı meydana getirilmiyor. Sosyal medya bloggerların aynı zamanda en büyük düşmanı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir