• Meczûpnâme,  Yazdıklarım

    Aşk’a Matem Düştü – Bölüm 1

    Kutlu bir vuslatın başlangıcı mı bu?Hazin bir yanılgının öyküsü mü?Sıladan gurbete düşünce yollar,Ne sorarsan sor, hazin tüm sonlar… Derin bir seyir tutturmuştu gözleri. Acı, birazda heyecanlı zifiri karanlıkta ilerlerken ay ışığının yansımalarıyla çizgi çizgi yol şeritlerinde kalıyordu göz bebekleri. Haftalardır zihnindeki gidiş planını gerçekleştirmenin uyandırdığı sevinç, ruhuna tatlı bir zafer hissi veriyordu. Henüz kaderinin karanlığına ilerlediğinin, nelerin beklediğinin farkında olmadan. Hemen önündeki koltukta oturan altmış yaşlarında ağarmış saçları ve soluk benziyle yüzünde yıllanmış bir burukluğun yer tuttuğu, karanlığa hazin hazin dalıp giden, yarı uykulu haliyle mücadelesini sürdürerek izlemeye devam eden adam az çok kendisinin bile anlamlandıramadığı sevincini bozmasına neden oluyordu taki hostes mola anonsunu geçene kadar. Otobüsten indiğinde sanki fön makinası tutulmuşçasına, nemli ağır bir hava hissetti yüzünde. Yazın en derin, yöreye alışık olmayan yolcuları rahatsız edecek mevsimin ortalarıydı. Canı soğuk birşeyler istese de, beyni onu çay içmesi için ikna etmişti çoktan. Açık balkonu ve şirin tentesi olan insanı yoldan alıkoymaya şartlanmış bir tesisti Yeşil Konak. Misafirlerini ilk olarak semaverde çayın baş döndürücü kokusu karşılıyordu. Beyni zorlasa da çaya olan isteksizliğinden vazgeçirmeye yetiyordu Onu. Çayını alıp balkondaki boş bir masaya…

  • Yazdıklarım

    Yaz/a/mama Sorunu? Ve Çözümleri

    Merhaba okuyan yazan ve yazamama sorunu yaşayan ve halen de yaşıyor olan; 😉 Blog yazarlarının ya da yazmak isteyenlerin en büyük sorunu olan yazamama probleminden bahsetmek istiyorum. Yazmak bence insanın tatması gereken en güzel duygulardan biri. Bu yazıyı kaleme alırken bende yazamama sorunu çekiyordum. Yazmaya olan tarifsiz istek, taşkınlık ve içimdeki sığınamama hissi vardı aksine. Lakin yazamıyordum. Yalnızca hep okudum, okudum ve yine okudum. Sonra düşündüm. Yazma olayı ya da fiili yalnızca bir eylem değil, ruhu bu eylem için fokurdatmak olsa gerekti. Yazmak isteyip bir cümle bile kuramayan, içindeki doluluğun bir iğne ucu aralığı bile bulsa dışarı fışkıracak kağıtları kalemleri yakacak insanlar çoktur eminim. Ve onlar hâlâ içimizdeler, yalnızca okuyup susar onlar. Nedense cesaret edemezler bir türlü. Bu yazımda birazcık bunun çözümleri ile ilgili kısa düşüncelerimi belirtmek istedim. Umarım faydalı olur. Yazamıyorum? Ne Yapmalıyım ! Diyorsanız durun paniğe hiç gerek yok, her ne kadar iç doluluk oranınızı yakından ilgilendirse de yazmak imkansız ya da zor değil. Bir kaç kısa ipucu maddesi sıralamak istiyorum hemen şuraya; Karar vermek ve başlamak; Evet neyi yazacağımıza karar vermek. Sakın korkmayın, inanın bu her şey…