“Aradığım her ne varsa, şafağı örülmemiş gecelerin suskun hecelerinde saklıdır yâr! Kovaladığım bayram şekeri tadındaki umutların arefesinde gidip geliyorum… Ve şimdi bütün rüyalarımda hasretin yüzü, yağmurlu camlarımda ise bütün efsunuyla yıldızların izi saklı…”

  • Kitap

    Bulana kadar değil, ölene kadar aramak/Sır

    Merhaba sevgili okurlarım; Blogumun “şu an ne okuyorum” köşesinde uzun zamandır duran bir kitap var, onca yoğunluğumun arasında nihayet bitirmenin hazzını yaşadım, bu sabah kalan son bir kaç yaprağı aceleyle yolda okuyarak. Sanırım elimde bayağ kaldı. Bu tür elimde çok tuttuğum kitapları benden sıkılmıştır veya daha da incesi kırıp incittim düşüncesi ile biter bitmez bir okuyucu adayı bulup ona veririm, bu sabahta ilgisini çeken bir arkadaşıma henüz yolda sıcağı sıcağına verdim bitirip 🙂 Nedense kitap paylaşmak beni son derece mutlu eden bir duygu. Kitaplarla aramda olan hissiyatı, aşk yüklü manevi tılsımı seviyorum. Şimdi geçelim lafı fazla uzatıpta sizi sıkmadan, soğutmadan bu kıymetli kitabın iklimine; Kitabın yazarı kıymetli Fatih Duman’ın seriye…

  • Kendime İz Düşümü

    Hakkımda

    1 İz Bırakmak İçin… Sonbaharın son yaprak dökümüyle, “Kasım’da Âşk başkadır!” slogonları içinde geldi dünyaya. Dünya yeniden doğmak için hazırlığa çekildiğinde aceleyle doğdu sanki bu helecan verici dönüşümü önceden izlemek için. Önce güzü hissetmekti sanki niyeti baharın kıymetini doğar doğmaz anlamak için. Erişti, yetişti, pişmek istedi. Yanmaya niyetliydi, her daim koşmak istedi dinlenmeden… Öğrenim hayatı okulla değil doğumla başlamıştı. Ve sonra kainatın dirilişinde hayatının baharını verdi ona Yüce yaratıcı. Bir Haziran sonunda buldu yağmur damlası gibi yüreğine çiselercesine ruhundaki en büyük ve önemli açığını doldurması için hediye gibi gelen diğer yarısını. En güzel yaz ikliminde ömür birleşimi yaptı. Eşinden sonsuza dek razı olarak. Sevgiyi öğrendiler ve öğretmek için and içtiler.…