“Aradığım her ne varsa, şafağı örülmemiş gecelerin suskun hecelerinde saklıdır yâr! Kovaladığım bayram şekeri tadındaki umutların arefesinde gidip geliyorum… Ve şimdi bütün rüyalarımda hasretin yüzü, yağmurlu camlarımda ise bütün efsunuyla yıldızların izi saklı…”

  • Şiir,  Yazdıklarım

    Ömür…

    Bir sonbahar yaprağı ömür, Mayhoşane bir çöpçü süpürgesinin üflediği, Hayal mevsimindeyiz gönül, Gelir geçer hanı değil ki bu yürek… Aldırma karanlık iklimlerin küf kokan soğuğuna, Gün gelecek elbet mutluluğa açılacak kapılar, Hüzün yağmuru dinecek kalplerimizden, Sarhoş sabahlayışlar bitecek… Matemi dinecek akşamlarımızın, Korku dolu rüyalar bitecek. Hülyalara yelken açmanın verdiği damak tadı, Elbet birgün bize de uğrayacak…

  • Psikoloji

    Mutlu, Huzurlu Bir Hayat İçin…

    Değerli okurlarım, yaşamın biraz daha tefekkürü için bizlerde biraz daha uyanışlara belki de farkındalıklara sebep olabilecek bir yazı buldum. Sizlerinde de kendiminde okumasında sanırım fayda var 🙂 Haydi buyrun 😉 Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat TARHAN 👨 hocamızdan sağlıklı ❣ve mutlu 😊bir hayat için tavsiyeler😉: 🙈🙉🙊 demeyin! 1. Bol su için.🍶 2. Kahvaltıda🍳 çok, öğle yemeğinde 🌮orta, akşam yemeğinde 🍲az yiyin. 3. Ağaçlarda 🌳ve bitkilerde 🌾yetişen yiyecekleri daha çok, fabrikalarda üretilen🍱 yiyecekleri daha az yiyin. 4. Hiç bir şeyi içinize atmayın😏. 5. İbadet🕌 ve dua 👐için zaman ayırın. 6. Her gün en az 10 dakika 😐sessiz olarak oturun.Tefekkür edin🤔. 7. Uykunuzu 🛌 düzenli tutun. 8. Her gün 10-30 dakika yürüyüş 👟 yapın. Ve yürürken gülümseyin 😊. 9. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın 😒. Onların seyahatinin nasıl olduğuna dair hiçbir fikriniz 🙄 yok. 10. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere 😧 sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi 😉 şu an için harcayın, nefes aldığınız her anın kıymetini bilin 😌, keyfine varın 🤗. 11. Sadeliğin 💫güzelliğini keşfedin. 12. Hayatı çok da ciddiye almayın 🙃. Fâni olduğunuzu ⚰unutmayın. 13. Kıymetli enerjinizi başkaları hakkında konuşarak 🤐 boşa harcamayın. 14.…

  • Şiir,  Yazdıklarım

    Min’el Âşk…

    Bir duygu muydu aşk yalnızca, dimağımın bildiğiSende bulduğum şey huzur ki ömrümce aradığımO şuh bakışlarında ah!Gizlenmiş meğer minel aşk… Ve sen…Her damak bir tat,Her dem bir vecd-i ahire,Her damlada bir cânsın,Yüreğim sende bî cân,Derman yaralı kalbime sevdan… Ey yar! halet-i ruhiyem feci haldeAma gözlerim sende görür tek çerağMüşkülden çıkarsan, koymasan beni bu haldeHasretin istikbalime hüzünden bir çağ… Ey gül-i ruhsar,Cesede bir ruh elbisesi gerek,Gel ey yâr, sen sar…İşlesin tüm ateşin, bedenime…Aslı’nın Keremi, Leyla’nın Mecnun’u varİzin ver ben de senin gönlüne olayım yâr… Aşkın bende öyle bir ahval,Gönül hep elem,Maksuda erdir artık,Şair ettin, kalmadı devranda,Sıcak bir aguş… Ey yâr arş-ı alaya çıkar yüreğimi,Yağmurun taşırdığı nehirlere döneyim…Yalana meylet tüm bildiğimi,Ferman buyur, dizlerinin dibinde öleyim… Cân yâr…Yaradan aşkı sana yakıştırdıBende ezelden ebedi mabedim eyledi…Ey huril-ıyn, köleyim gözlerine,Şu yarama bir nevaziş eyle,Nâzanın yetti artık, bu acziyetime… Sana gönül verdim ise,Harap eyle, yık mı dedim?Birer, birer ömrü alıp daKemkıymet sat mı dedim?Neden dinlemezsin,Sarayımın terennümünü? Ey minel aşk!Duy feryadımı…Bir yaradana razı, bir de sana bu can…İstersen sev çokça, ister karar kıl azı…Zulmün bile güzel dedirtmez aman… /…Aşkın kalbimi nuş eyledi,Yaktı gönlümü yas eyledi,Gözüm yaşı aş eyledi,Veda…

  • İz Bırakanlar

    Bir Güneş’imi, bir babamı, bir de terliğimi bırakmıştım geldiğim yerde.

    Bir ilkbahar gününde, güller gibi kokan Medine’de dünyaya gözlerimi açmışım. Doğduğum hastahane, Ravza’nın hemen yanı başında olduğu için, duyduğum ilk koku, Sen’in bahçenin gül kokuları olmuş. Babam gelip de, daha kulağıma ezan okumadan, kulaklarım mescidinin ezan sesiyle şereflenmiş. Kırk günlük olduğumda ilk ziyaretimi de Hâne-i Saadet’ine yapmışım. Hemen hemen yaptığım her ilkte, Sen varsın. Daha konuşmayı öğrenmeden, Sen’i sevmeyi öğrenmişim. İlk adımlarımı Ravza’nın mermerlerinde atmış ve Rabb’imle ilk buluşmamı, ilk secdemi Sen’in mescidinde yapmışım. Evini her ziyaret edişimizde Sen’i görmesek bile, varlığını hisseder, evinden her ayrılışımızda da hüzünlenirdik. Çocuklar evde sıkılınca isterler ki, babaları onları parka, eğlence yerlerine götürsün. Medine’de yaşadığımız sürece, bunları hiç istemedik babamızdan. Canımız sıkılmaz mıydı acaba hiç? Sanırım Medine’deki hiçbir çocuğun canı sıkılmazdı. Çünkü burada hiçbir yerde olmayan Gül Bahçesi ve bahçenin “Biricik Efendisi” vardı. Vaktimizin çoğu, o bahçede geçerdi. Sen’in bahçenin mermerlerine ayakkabıyla basamazdık. Yalın ayak dolaşırdık mermerlerin üstünde. Korkardık belki bahçenin güllerine basmaktan kim bilir. Yazın mermerler ayaklarımızı yakar, bu hoşumuza giderdi. Babama sormuştum bir seferinde: – Babacığım Medine neden bu kadar sıcak?– Evlâdım, Medine’de iki Güneş var da ondan.– Nasıl olur babacığım, Güneş…