İçeriğe geç

Yazar: Muhammed Yasin

“Aradığım her ne varsa, şafağı örülmemiş gecelerin suskun hecelerinde saklıdır yâr! Kovaladığım bayram şekeri tadındaki umutların arefesinde gidip geliyorum… Ve şimdi bütün rüyalarımda hasretin yüzü, yağmurlu camlarımda ise bütün efsunuyla yıldızların izi saklı…”

Kasım’da #Kartpostal #Film #Kitap Gibi Şeyler…

Herkese merhaba, Sevgili blogumu ve takip ettiğim blogları kısa bir aranın ardından özledim. 29 Ağustos öncesi başlayan tatlı bebek heyecanımız, bebeğimizin doğumuyla birlikte yerini daha güzel bir heyecana, aşka, sevgiye ve bunların birer tatlı meşakkati olan gecesi gündüzüyle bakımıyla, rutin takibiyle süregelen birlikte büyüme hikayemiz hızla sürüyor ve ben bu yazıyı bloga düşerken minik Zeyneb’imiz çoktan iki buçuk aylık oldu. Velhasıl kısa bir iç dökümü satırlaşmasından sonra gelelim konumuza; Evet, konumuz kartpostallaşma ve kartpostal… Kıymetli…

Aşk’a Matem Düştü – Bölüm 4

Yüreğinde ne varsa savurmuşsun Rüzgâra, Nereden mi anladım? Saçlarım hasretinden dağıldı… Uyandığında beden yorgunluğu yerine zihin yorgunluğu demliyordu Erdem’i bu şirin ilçe sabahında. Çantasını hazırladıktan sonra balkona çıkıp biraz hava aldı. Aşağı indiğinde Musa hoca’nin eşi Zehra hanım kahvaltı sofrasını hazırlıyordu. -Hayırlı sabahlar Erdem, çok erken kalkmışsın evladım. -Sabahınız hayrolsun Zehra Teyze, bugün güzel bir başlangıç olsun istiyorum, o kadar çok işim var ki. -Allah yardımcın olsun evladım, hemen otur öyleyse Musa amcan şimdi fırından…

Hoşgeldin #Zeynep

Bazı mutluluklar vardır, hiç bir tarifi olmayan. Ürkütücüdür bazen. Öyle heyecan verir ki, sağlığınızı bile etkiler olumlu yönde. Süsler tüm ruhunuzu, ve çiçekler açtırır tüm yaşam değerlerinizde. Bunlar ve daha fazlasıyla tarif edemeyeceğim bir sonbahar ikliminde dünyada hiç tatmadığım, belki de dünyaya ait olmayan bir aşkla doğdun sen… Daha kısacık bir zaman oldu hastanede başlayan birlikteliğimiz, sonbahar ilkliminde hep genç kalmasını dilediğim aşk rüzgârı gibi dokundun benim, annenin ve tüm ailemizin ruhuna…. Sevgili kızım, bu…

Aşk’a Matem Düştü – Bölüm 3

Düşünceler bir Ankebut ağı. Kimse olduğu gibi, Göründüğü gibi hiç değil, Her söz bir narkoz iğnesi, söyleyen de duyan da uyuşuk… Bırak konuşmayı artık susmalar bile değersiz haramî yüreklere… Bazen yanınızdaki yüreğinize en uzak olandır hani, Erdem için tam da böyleydi Nazan. Gösterişi seven, sahte iltifatların ruhunu okşamasıyla zamanı doldururdu henüz yeni başladığı işyerinde. Akşamları da birkaç kız arkadaşıyla haftada neredeyse her gün en az bir saat uğradıkları canlı müzik yapan Ateş kafeye uğrar kendilerince…