İnceleme

8 Adımda Zaman Yönetimi

Abdulfettah Ebu Gudde Hocaefendi’nin Alimlerin Nazarında Zamanın Kıymeti adlı eserinden,zamanın önemini ve yönetimini derledik.

Ey nefis! Bil ki dünkü gün senin elinden çıktı.Yarın ise senin elinde sened yok ki, ona maliksin. Öyleyse hakiki ömrünü bulunduğun gün bil. Hem bil ki:Her yeni gün,sana hem herkese,bir yeni alemin kapısıdır.Eğer namaz kılmazsan, senin o günkü alemin zulümatı ve perişan bir halde gider, senin aleyhine de alem-i şehadet eder. | Sözler,s. 324

1) Oku Tefekkür Et, Tefekkür Et Oku

Kitabın ilk sayfasını çevirdiğinizde bomboş bir sayfa da karşınıza çıkan ilk cümle şu oluyor : ”Oku tefekkür et, tefekkür et oku”.

Ne muazzam sahnedir ki tefekkür; her şey artar, hiçbir şey eksilmez… İki kaşın arasındaki nefis söküldü arzularından, manayı görmeyen gözlere inen perdeler kalktı, ölümün soğuk ve siyah matemi nasıl da sıcak ve berrak görünüyor. Aşk ateşinin narında nasıl da kavruldu ten, zemherinin ayazında açmaz mı sandın gül.

Bizde tefekkür ederek okumamıza başlayalım.

2) Zamanı Yöneten Namaz Üzerine

“Allah Teala’nın en sevdiği amel vaktinde kılınan namazdır.” 4/Nisa,103

Gerek erkek gerekse kadın her Müslüman için namaz ibadeti günde beş kez tekrarlanır. Eğer Müslümanlar kendisinde istenildiği gibi, namazı ilk vaktinde kılarsa vakti koruma, belirlenen zaman dilimlerine dikkat etme, her amel için belirlenen zaman ölçeğine karşı hassas davranma yönünde müminin tabiatına bir ayarlama getirir. Bu da insanı zamandan murat edilen gayeyi tam olarak elde etmeye götürür.

Namaz günde beş defa tekrarlanmaktadır.Böylece peş peşe gelen kısa süreler içinde namazları eda eden kimse vakitlere karşı hassas olur; zaman dilimlerine dikkat eder ve her ibadeti belirlenen vakitte en güzel şekilde yapma alışkanlığı kazanır.

3) Ömrü Zayi Etmek Üzerine

Ömürlerini zayi eden,nefislerini bu uğurda çürüten,kendilerine uzun bir hayat verilmesine rağmen küfürden imana dönmediklerinden dolayı Allah Teala kafirlere hitap edip onları şöyle uyarmaktadır:

“Size,düşünecek kimsenin düşüneceği kadar ömür vermedik mi? Hem size peygamber de geldi. O halde azabı tadınız, zalimlerin yardımcısı olmaz.” Fatır Suresi, 37

Rasulullah  sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:

”Allah kendisine altmış yıl ömür verdiği insanın özrünü kaldırmıştır.”

Yani özrünü kaldırmış, mazeret gösterecek bir bahane bırakmamıştır.Çünkü bu kadar uzun ömrü vererek ona oldukça uzun bir mühlet tanımıştır.

4) Zamanı Güzel Değerlendirmek Üzerine

Zamanı güzel değerlendirmeye yardımcı olan husus, mümkün olduğunca tek başına kalmak, karşılaşılan kimseye sadece selam vermek veya mühim ihtiyacı arz etmekle yetinmek, bunun yanında az yemekle iktifa etmektir. Çünkü fazla yemek  çok  uyumaya ve geceyi boşa geçirmeye sebebiyet verir.

Zaman, sessiz bir testere misali ömrü tüketmektedir. Akrep ve yelkovan arasında kalan her an,farkına varmasak da geçmişe dönüşmektedir. Her bir kalp atışıyla geçen vakti durdurmak mümkün olmadığından zamanı düzenlemek elimizdeki tek çare gibi gözüküyor.

5) Ertelemeler Üzerine

Bazıları gelecekte ki günler de meşgalesi olmayacağını, rahatça çalışabileceğini, üzücü ve engelleyici işlerden kurtulacağını zanneder.

Sevgili okuyucu kardeşim,

Yaşın ilerledikçe mesuliyetlerin de artacaktır. Alakaların çoğalacak, vakitlerin daralacak, gücün takatin düşecektir.Orta da olmayan, müstakbelle ilgili hülyalara kendini kaptırma. Çünkü her yaşanan zamanın kendisine göre meşguliyetleri,işleri ve aniden ortaya çıkan durumlar vardır. Akıllı ve başarılı kimse ömrünün ve vaktinin her lahza ve dakikasını faydalı yararlı bir işle geçiren insandır.

” İhtiyaçlar giderilmeden, emellere ulaşılamadan nefisler hüsranlar içinde ölüp gitti.”

6) Prensipler

  • İşlerini düzene koymak,
  • Boş ve faydasız meclislerden uzak durmak,
  • Her hususta fuzuli şeyleri terk etmek,
  • Vakti ve dakikaları değerlendiren uyanık, zeki ve ciddi insanlarla beraber olmak,
  • Seçkin alimlerin yüklü terceme-i hallerini okumak
  • İlmi bir şeyler ortaya koymak suretiye vakti değerlendirmenin tadını almak,
  • Mütalaaya, daha çok malumat elde etmeye, tetkike ve elde edilen bilgileri ayıklamaya dalmak.

7) Mümine Tavsiyeler

  • Az ye.
  • Az uyu.
  • Cömert ol.
  • Nefsine muhalefet et.
  • Tevazulu, alçak gönüllü ol.
  • Güler yüzlü ol.
  • Mümkün olduğu kadar kimseden bir şey isteme.
  • Kim bir şey isterse vermeye çalış.
  • Gaflet yerlerine hiç uğrama.
  • Sünnete sarıl.
  • Mekruhlardan mutlaka kaç.
  • Kimden nasihat duysan kendi ayıplarını düşün.
  • Her şeyin sonunu tevekkül ile bekle,kadere her zaman teslim ol.
  • Yaptığın iyilikleri ve sana yapılan kötülükleri unut.
  • Erken yat erken kalk.
  • İlminle amil ol, bildiklerini uygula.
  • Benlik taşıma: “Eller yahşi, ben yaman. Eller buğday ben saman” de ve öyle de ol.

Zamanını boşa kaçırma! Zaman bir kılıçtır. Sen onun kıymetini bilmezsen o seni keser atar. Binaenaleyh zamanın kıymetini bilmek için de aldığın nefesi, verdiğin nefesi, boşa alıp verme! Oyunla ve gafletle kaçırma bu zamanları. Her nefes aldıkça ve verdikçe Allah Tealanın azametini ve bize olan lütuflarını düşün de huzur ile nefes al!Allah Tealanın huzurunda olduğunu unutma.

8) Çalışma Hayatına Dair

1 .Çalışmak için uygun gün saat bekleme. Bil ki her gün ve her saat çalışmanın ey uygun anıdır.

2. Devamlı ve planlı çalış ve her gün aynı saatlerde mutlaka çalışmaya otur.

3. Çok düşün ve bil ki çalışmak mutlaka hareket etmek veya okumak, yazmak değildir. Düşünen bir insan, maden kuyularında kazma sallayan işçiden daha çok çalışıyordur.

4. Her gün iyi bir eserden yüksek sesle beş on sahife oku. Bu sayede konuşma ve söz söyleme yeteneğin gelişir.

5. Her şeyden evvel,ana dilini iyi konuşmayı ve iyi yazmayı öğren. İnsan için en faydalı olanı kendi ana dilidir.

6. Bir işi öfkeli ve sinirli iken yapma.

7.Çok konuşma. Yerinde ve özlü konuş. Kıymet ve tesir çok sözde değil, yerinde ve özlü sözdedir.

8. Kimseye karşı kin tutma ve kimsenin başarısını ve mutluluğunun kıskanma,fakat imren. Sen de öyle bir başarı ve mutluluğa erişmeye çalış. İmrenmek yükselmenin şartıdır. Kin ve kıskançlık ise iç huzurunun, sağlık ve mutluluğun iki azgın düşmanıdır.

9. Yaşlıların tecrübelerinden faydalan ve tecrübe edilmişi tecrübeye kalkışma, ta ki pişman olmayasın.

10. Kusurlarını kendin gör ki onları tamir edip tamamlayasın.

11.Başkasının düşünce ve inancına hürmet et. Ta ki başkası da seninkine hürmet etsin.

Mehmet Zahid Kotku’a ait olan bu yazı Zamanın kıymetinde mevcuddur ve bu bir kısmıdır.

Kaynaklar: Abdulfettah Ebu Gudde-Zamanın Kıymeti, OTTO yayınları

“Aradığım her ne varsa, şafağı örülmemiş gecelerin suskun hecelerinde saklıdır yâr! Kovaladığım bayram şekeri tadındaki umutların arefesinde gidip geliyorum… Ve şimdi bütün rüyalarımda hasretin yüzü, yağmurlu camlarımda ise bütün efsunuyla yıldızların izi saklı…”

Yorumlar

  • Görkem CAN

    Şu yazıdan 3 madde bile çıkarıp amel etsek kardır. Mevla (CC) ömür verdi layık gördü de ne kadar fuzuli ve boş işlerle uğraştığımı 40 yaşımda anlayabildim. Daha nasıl hesap vereceğiz son nefeste imanı kurtarabilecek miyiz o bile belli değil. Büyüklük Allah’a mahsus; etrafımdaki en dindar adam “hadislere, alimlere, tasavvufa ne gerek var, Kuran yeter. Aklım yeter..” diyenler.. Sonumuz ne olacak belli değil.

    • Muhammed Yasin

      Ne kadar da güzel yazmışsın hocam, 40 yaş peygamberlik görevine başlanan yaş Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v)’in. Gerek yok diyenler gereksizlikler içinde boğuldular, Allah’ım sonumuzu hayretsin. Sevgi ve muhabbetle,

  • Gökhan

    Hocam gerçekten ne kadar güzel yazmışsın. Hani bir çırpıda okudum denilir ya aynen öyle yazının nasıl bittiğini dahi anlamadım. Keşke toplum olarak böyle yaşayabilsek o zaman ne kadar güzel olurdu. İnsanlar birbirine karşı kötü olmaz, zaman gerçekten çok önemlidir fakat bizler maalesef ki zamanımızı bazen çok gereksiz işlerle geçirebiliyoruz.

    Yazın gerçekten çok güzeldi hocam. Sen böyle yazmaya devam et bizlerde devamlı okuyalım. Böyle güzel bir yazı için eline ve yüreğine sağlık.
    Teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir