• İnsan

    Üryan geldim, yine üryan giderim…

    Hayatı anlamlandırmış ve anlamdıramamış tüm yaratılmışlara ithafen demiş Karacaoğlan sözünü, Üryan geldim yine üryan giderim diye… Kıymetli okur, bu güzel hafta sonunun sana insani tüm duyguları en özde, tüm yüreğinle yaşatması dileğimle yazıma başlamak istiyorum. Sabah arabama bindiğimde sevgili Ahmet Aslan’ın okuduğu bu eseri taa içimden dinleyerek işime doğru yol aldım. Ahmet Aslan’ı tanıyanlar kendine özgü bir tarz ve icat ettiği Di-Tar ile ezgilerini okuduğunu bilirler. Sabah sabah bu eseri dinlemek beni her zaman olduğu gibi yine insan/oğlu üzerinde düşündürdü, şöyle bir baktım koskoca boşluk dedim herşey. Bütün amaçların hedeflerin hapse sürgün bir bağımlılık ve yorgunlukla elde edildiği şu dünyada hızla sanki hiç peşinden koşulmamışçasına yeni bişeye insanın başlaması çok…

  • Yazdıklarım

    Yaz/a/mama Sorunu? Ve Çözümleri

    Merhaba okuyan yazan ve yazamama sorunu yaşayan ve halen de yaşıyor olan; 😉 Blog yazarlarının ya da yazmak isteyenlerin en büyük sorunu olan yazamama probleminden bahsetmek istiyorum. Yazmak bence insanın tatması gereken en güzel duygulardan biri. Bu yazıyı kaleme alırken bende yazamama sorunu çekiyordum. Yazmaya olan tarifsiz istek, taşkınlık ve içimdeki sığınamama hissi vardı aksine. Lakin yazamıyordum. Yalnızca hep okudum, okudum ve yine okudum. Sonra düşündüm. Yazma olayı ya da fiili yalnızca bir eylem değil, ruhu bu eylem için fokurdatmak olsa gerekti. Yazmak isteyip bir cümle bile kuramayan, içindeki doluluğun bir iğne ucu aralığı bile bulsa dışarı fışkıracak kağıtları kalemleri yakacak insanlar çoktur eminim. Ve onlar hâlâ içimizdeler, yalnızca okuyup…

  • Kitap

    Bulana kadar değil, ölene kadar aramak/Sır

    Merhaba sevgili okurlarım; Blogumun “şu an ne okuyorum” köşesinde uzun zamandır duran bir kitap var, onca yoğunluğumun arasında nihayet bitirmenin hazzını yaşadım, bu sabah kalan son bir kaç yaprağı aceleyle yolda okuyarak. Sanırım elimde bayağ kaldı. Bu tür elimde çok tuttuğum kitapları benden sıkılmıştır veya daha da incesi kırıp incittim düşüncesi ile biter bitmez bir okuyucu adayı bulup ona veririm, bu sabahta ilgisini çeken bir arkadaşıma henüz yolda sıcağı sıcağına verdim bitirip 🙂 Nedense kitap paylaşmak beni son derece mutlu eden bir duygu. Kitaplarla aramda olan hissiyatı, aşk yüklü manevi tılsımı seviyorum. Şimdi geçelim lafı fazla uzatıpta sizi sıkmadan, soğutmadan bu kıymetli kitabın iklimine; Kitabın yazarı kıymetli Fatih Duman’ın seriye…

  • Kendime İz Düşümü

    Hakkımda

    1 İz Bırakmak İçin… Sonbaharın son yaprak dökümüyle, “Kasım’da Âşk başkadır!” slogonları içinde geldi dünyaya. Dünya yeniden doğmak için hazırlığa çekildiğinde aceleyle doğdu sanki bu helecan verici dönüşümü önceden izlemek için. Önce güzü hissetmekti sanki niyeti baharın kıymetini doğar doğmaz anlamak için. Erişti, yetişti, pişmek istedi. Yanmaya niyetliydi, her daim koşmak istedi dinlenmeden… Öğrenim hayatı okulla değil doğumla başlamıştı. Ve sonra kainatın dirilişinde hayatının baharını verdi ona Yüce yaratıcı. Bir Haziran sonunda buldu yağmur damlası gibi yüreğine çiselercesine ruhundaki en büyük ve önemli açığını doldurması için hediye gibi gelen diğer yarısını. En güzel yaz ikliminde ömür birleşimi yaptı. Eşinden sonsuza dek razı olarak. Sevgiyi öğrendiler ve öğretmek için and içtiler.…