• İnceleme,  İslâm

    İslâm’a Göre Arkadaşlık Nasıl Olmalı ?

    Rahmân ve Rahîm Olan Allah’ın Adıyla… Bilindiği üzere insanoğlu, sosyal bir varlıktır; tek başına hayatını idâme ettirmesi, yalnız başına hayatta kalması asla mümkün değildir. Bu nedenledir belki, Allah azze ve celle daha Âdem aleyhisselam’ı yaratır yaratmaz kendisi ile ünsiyet kurup kaynaşması için eşi Havvâ’yı yaratmıştır. Yaşadığımız şu hayat, hep tek bir minval üzere sürüp gitmez; tıpkı mevsimler gibi sürekli değişir. Bazen acı, bazen tatlı; bazen iyi, bazen kötü olur. Bu nedenle, bu acı veya tatlı günlerimizi bizimle paylaşacak dostlara ve arkadaşlara ihtiyacımız vardır. İnsanoğlunun arkadaşsız yaşayamayacağını bilen Rabbimiz, arkadaş edinmeyi meşru kılmış ve bu çerçevede arkadaşlıkların nasıl olması gerektiğini, kimlerle dostluk kurulup-kurulmayacağını, dostluğun hangi sınırlar içerisinde olması gerektiğini kitabı ve peygamberi vasıtası ile…

  • Kitap

    Ene ‘Sus Ey Nefsim’ (Bir Aziz Mahmud Hüdâyî Romanı)

    Nefesinizden yakın olan bir şey var içimizde, size dünyayı hep tozpembe gösteren, düşler kurduran, acıyı tatlı, tatlıyı daha tatlı gösteren bir şey… Ta içimizden her an bize bir şeyler fısıldayan farkında hiç olmadığımız daha da kötüsü onu kendimiz sanıp dost bildiğimiz. Bizden bildiğimiz… Sürekli dürtülerle bizi güdüleyen. Ardı sıra sürükleyen. O öyle güçlü ki asla sözünden emrinden çıkamıyoruz, yani bu halde olupta çıkamıyoruz. Bunu adım adım yenen nefsini dize getiren üstâdlar elbette ki müstesna. İşte bunlardan bir tanesi de Kadı Mahmud yani Aziz Mahmud Hüdâyî (k.s) hazretleri. Dünya, ahiretin tarlası… Akıl sağlığını yitirmiş bu adam deseniz de bana yaratılmışların en tehlikelisi insan. Ama en mükemmeli de insan. Eminim bir şey…

  • Kitap

    AbumRabum – Hz.İbrahim Romanı – İskender Pala

    Baharın iklimi düştü üzerimize, bu sabah daha net duymaya başladım kuş cıvıltılarını, tertemiz havayı ve güneşin soğuk davranmadığını şu günlerde gördüm artık. Baharın müjdecisi tüm bunlar. Lakin ben içimin, hatta ta içimin yüreğimin kabardığı ruhumun kavrulduğu zamanlardayım. Kaynayıp taşması an meselesi olan volkanlar gibi içim. Bastırılmış hislerim var. Ağlamalarım, hüzünlerim, kederlerim… Anlarım, anılarım nice birikintilerim var şu kısa ömrümde… Yazamıyorum. Biliyorum ki yazsam yanacak satırlar, viran kelimelerden arınır mı hüzün bilmiyorum. Aslında şu günlerde yazmaya niyet ettiğim bir roman var… Onun heyecanı, onun taşması ve sanırım bunca yük bu günlere mirasmış içimde. İnşAllah ortaya güzel şeyler çıkacak, bunun için dua ediyorum. Sizden de dualar bekliyorum. Ve tabii bunların yanında ağır…

  • İnceleme

    8 Adımda Zaman Yönetimi

    Abdulfettah Ebu Gudde Hocaefendi’nin Alimlerin Nazarında Zamanın Kıymeti adlı eserinden,zamanın önemini ve yönetimini derledik. Ey nefis! Bil ki dünkü gün senin elinden çıktı.Yarın ise senin elinde sened yok ki, ona maliksin. Öyleyse hakiki ömrünü bulunduğun gün bil. Hem bil ki:Her yeni gün,sana hem herkese,bir yeni alemin kapısıdır.Eğer namaz kılmazsan, senin o günkü alemin zulümatı ve perişan bir halde gider, senin aleyhine de alem-i şehadet eder. | Sözler,s. 324 1) Oku Tefekkür Et, Tefekkür Et Oku Kitabın ilk sayfasını çevirdiğinizde bomboş bir sayfa da karşınıza çıkan ilk cümle şu oluyor : ”Oku tefekkür et, tefekkür et oku”. Ne muazzam sahnedir ki tefekkür; her şey artar, hiçbir şey eksilmez… İki kaşın arasındaki nefis…